{{user.isim}} {{user.soyisim}}

Raporlar

2023 Türkiye İhracat Stratejisi, Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında 500 milyar dolar ihracata ulaşarak, Türkiye’nin dünya ihracatından aldığı payın % 1,5’e yükseltilmesini ve dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almasını vizyon olarak belirlemiştir. Strateji’de ortaya konulan vizyona ulaşılması bakımından, ihracatçılarımızın dış pazarlara erişmesi ve pazarda rakipleri ile eşit şartlarda rekabet etmesi hayati önemi haizdir. İhracatçılarımızın yurt dışı pazarlara erişimi veya ihraç pazarındaki rekabet şartları, ithalatçı ülkelerin gümrük tarifeleri ve tarife dışı bazı uygulamaları nedeniyle bozulabilmektedir.  
 
Gümrük tarifeleri, hâlihazırda Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anlaşmalarından oluşan çok taraflı ticaret sistemi içerisinde ciddi oranda azaltılmış olmakla birlikte, pazara giriş bakımından önemini halen sürdürmektedir. Özellikle, henüz çok taraflı ticaret sistemine katılmamış ülkeler gümrük vergilerini yerli üretimi en yüksek seviyede koruyacak düzeyde uygulamaktadır. Diğer yandan, DTÖ sistemine katılmış olmakla birlikte, gümrük vergilerinin azami olarak uygulanabileceği seviyeleri gösteren bağlı hadleri yüksek olan ülkeler açısından gümrük vergileri pazara girişi engelleyen bir faktör olarak ortaya çıkabilmektedir.  
 
Günümüz uluslararası ticaret sistemi içerisinde gümrük tarifelerinin yadsınamaz bir etkisi bulunmakla birlikte, rekabet koşullarını olumsuz yönde etkileyen asıl engeller, tarife dışı uygulamalardan kaynaklanmaktadır. Teknik mevzuat ve standartlar, sağlık ve bitki sağlığı önlemleri, ithal lisansları, miktar kısıtlamaları, anti-damping, anti sübvansiyon ve korunma önlemleri, şeffaf olmayan gümrük uygulamaları gibi geniş bir yelpazede uygulama alanı bulan tarife dışı engeller, ihracatçılarımızın yeni pazarlara girmeleri veya var oldukları pazarlarda paylarını artırmaları önünde ciddi bir engel olarak karşılarına çıkmaktadır.  

 

Devamı İçin Tıklayın